Nekropol Müzesi (Doğu Garajı) – Antalya

nekropol muzesi1

Antalya merkezde yer alan hem kültür merkezi hem de müze ve tamamlanmış kazı alanı olarak bulunan bu yer Antalya Nekropol Müzesi, bulunan mezar odaları ve içerisinden çıkarılan eserleri ile ziyaretçilerini bekliyor. Yıllar boyu okula gidip gelirken kullandığım, otobüslerin yolcu alma ve bekleme merkezi olan Antalya’daki Doğu Garajı durağının, 2007 yılından itibaren başka bir yere taşınması kararlaştırılmış, bu bölgeninde kültür-avm benzeri bir merkez olacağı belediye tarafından duyurulmuştu. Projenin görselleri halka tanıtıldı ve herkes heyecanla bekleme başladı.

O zaman çocukluk ve gençlik yıllarımdan hatırlıyorum. Birgün dershanede zaman geçirirken bölgeye yapılması planlanan kültür merkezinin temel aşamalarında çok fazla tarihi eser çıktığı söylentisi yayılmıştı. Bu söylentilerden sonra gerçektende buraya yapılması planlanan kültür ve avm projesi duraklatıldı. Bölgede araştırma ve kazı faaliyetleri başladı. Gerçektende ilginç, çünkü burası Antalya Kaleiçi bölgesine pek yakın sayılan bir yerdi. Buranın bu kadar merkezi bir konumda yer almasına rağmen yıllarca kimsenin etraftaki tarihi öneme sahip bu mezar alanından neden haberi olmamıştı?

nekropol alani
Bu bölgenin tamamının bir nekropol alanı olduğunun anlaşılması, modern gözle bakıldığında şaşırtıcıdır. Çünkü günümüzdeki mezarlık anlayışıyla karşılaştırıldığında, bu kadar büyük ve sıkışık bir gömü alanı mantıksız görünür. Oysa antik dünyada nekropoller, planlı mezarlıklar değil, yüzyıllar boyunca kendiliğinden büyüyen kutsal alanlardı.

Yaptığım araştırmalara göre Roma döneminde Antalya kenti bugünkü sur içerisinde yer alan Kaleiçi denilen yerde bulunuyordu. Nekropol alanı ise şehrin dışı sayılan bir yerdi çünkü Roma yasalarına göre mezarlıklar şehrin dışında yer almalıydı. Daha sonraki Roma (Bizans) döneminde ise şehirli nüfus azaldı kırsal nüfus arttı ve eski Antalya biraz daha küçüldü. Doğu Garajı’nın olduğu bölge ise tarım alanı ve taş ocağı olarak kullanıldı. Antik dönemdeki yağış erozyonu, Selçuklu-Osmanlı döneminde yamaçlardan gelen alüvyon dolgular bu bölgenin toprak altında kalmasına neden oldu. Arkeolojik kazı çalışmaları yapılmaya başlandığında zaten buradaki tarihi yapı yaklaşık 4 metre kadar toprağın altında kalmış durumdaydı. Yani mezarlar tamamen görünmez hale geldi. 19. Yüzyılda ise bu bölge tahmini olarak bağ-bahçe-bostan olarak kullanıldı. Kimse tarihi yapıların farkında olmadı.

Elbette bulunan nekropol alanı sadece burasıyla sınırlı değildi. Geçmişte de yine bu bölgede nekropol alanı kadar geniş ve sık olmasa da birçok tekil mezar bulundu. Çünkü bu bölge şehrin ana giriş kapısı/ana giriş yolu üzerinde yer alıyordu. Doğu Garajı ve Ali Çetinkaya caddesinden başlayarak, Kızıltoprak Mahallesinin bir kısmı, Değirmenönü ve Burhanettin Onat’a kadar olan çok büyük bir alan eski Antalya’nın bazı antik mezarlarını içermekte. Bunun sebebi antik dönemdeki mezarların, insanların ölülerini şehrin dışında, genelde yol kenarlarına ve boş alanlara gömmesi sebebiyle zamanla oluşan bir peyzaj tarzında oluşmasıydı. Yani bizdeki gibi ayrılmış ve planlanmış bir alana dip dibe simetrik şekilde gömülme tarzı yoktu. Bu nedenle şehirlerin dışında çok büyük kilometrelerce alan mezarlık içerebilmekteydi. Örneğin Termessos, Myra ve Side.

nekropol alani dismekan

Neyse kazı çalışmaları devam etti, zaman geçti, çalışmalar tamamlandı. Doğu Garajı olarak bilinen bu yerdeki otobüs-minibüs garajı gitti yerine kazı alanını da dahil eden bir kültür merkezi ve Nekropol Müzesi yapıldı. Üst ve yan kısmı kültür merkezi alt kısmı mezarların ve odaların bulunduğu yan tarafın ise çıkan eserlerin sergilendiği, şehrin merkezinde harika bir kültür merkezi ve müze yapıldı. Üçkapılar ve Saat Kulesinin bulunduğu yere çok yakın olan bu yere, ister Ükapılar (Hadrian) ‘dan biraz yürüyerek, istersenizde tramvayı kullanıp Doğu Garajı durağında inerek ulaşabilirsiniz. Start Otel’in hemen karşısında kalan büyük modern yapıyı zaten oraya geldikten sonra görmemek imkansız.

Nekropol Müzesi girişinde Müze Kart geçiyor, eğer müze kartınız varsa ücretsiz giriş yapabilirsiniz. Giriş yaptıktan sonra isterseniz önce alt kata inerek kazı yapılmış olan mezar odalarını gezebilirsiniz. Burası gece aydınlatması yapılmış bir yer ancak akşam müze kapalı oluyor. Gündüz ise bence atmosfer o kadar iyi değil. O yüzden bence gezilebilecek en güzel zaman günbatımı zamanı. Yani tam etrafın güneş batmaya yakın hafif aydınlık hafif karanlık olduğu zamanda ışıklandırmalar yeni yanmaya başlıyor işte o zaman atmosfer müthiş.

nekropol muzesi metin

Müze içerisindeki bilgilendirme metni görseli : Antalya ili, Muratpaşa İlçesi, Doğuyaka Mahallesi, 12672 ada 4 (eski 1-2 parsel) numaralı taşınmaz, Eski Doğu Garajı–Halk Pazarı Mevkii olup Antalya Nekropol Müzesi de aynı alanda kuruludur. 2008 yılında Antalya Büyükşehir Belediyesi iş merkezi inşaatına yönelik temel hafriyatı sırasında antik mezarların ortaya çıkması üzerine Antalya Müze Müdürlüğü’ne haber verilmiş ve kurtarma kazı çalışmaları başlatılmıştır. Eski Doğu Garajı Attaleia Nekropolü kazıları 2008–2010 yılları arasında 3 etap halinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaların en önemli bölümlerini oluşturan 1. ve 3. etap çalışmaları Antalya Müzesi Müdürlüğü tarafından yürütülmüş, 2. etap çalışmaları ise Mayıs–Haziran 2008’de Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından gerçekleştirilmiştir. Kurtarma kazısı çalışmalarında toplam 866 adet mezar tespit edilmiştir. Mezarlardan ele geçen buluntular, nekropol alanının antikçağda uzun bir zaman dilimi boyunca MÖ 3. yüzyıl–MS 5. yüzyıllar arasında yaklaşık 800 yıl kesintisiz olarak kullanıldığını göstermektedir. Bu bulgular ışığında, Attaleia’nın MÖ 2. yüzyılda Pergamon (Bergama) Kralı II. Attalos’tan önce de varlığını sürdüren önemli bir kent olduğunu ifade etmek mümkündür.

Girişte ilk başta isterseniz alt kata inip kazı alanlarını ve mezar odalarını görebilirsiniz. Burada merdivenlerden inerek açık havada camekan zeminlerin üzerinde ilginç bir yürüyüş deneyimi sunuyor mekan size. Söylediğim gibi eğer akşam üzeri hem havanın tam kararmadığı hem de ışıkların yanmaya başladığı zamana denk gelirseniz mekanın derinliği daha da artıyor. Kazılan mezar odaları ve iç ışıklandırmalar ile verilen numaralandırma sayıları o kadar fazla ki burada uzun yıllar boyunca yaşamış insanların izlerini çok net görebiliyorsunuz.

nekropol muzesi tabela
M-264 No.lu Mezar Mezar Tipi: Dromoslu Oda Mezar Dromoslu oda mezar ana kaya oyularak, güney – kuzey doğrultusunda yapılmıştır. Dromos, beş basamaklı merdivenden ve sahanlıktan oluşur. Mezar odası kare planlı ve beşik çatılıdır. Mezara giriş dromosun bir blokla kapatılmasıyla sağlanmıştır. Mezarın içi çöküntüden dolayı tahrip olmuş, zemin ve çevreleyen duvarlar kısmen korunmuştur. Yapılan arkeolojik kazı çalışmalarında, mezara ait iki birey gömüldüğü tespit edilmiştir. Ayrıca mezar içinde, ölü hediyesi olarak bırakılmış unguentarium (parfüm şişeleri), çok sayıda amphoralar, cam bilezikler, gümüş küpeler, altın bir yüzük, zeytin yağı ve strigilis ele geçirilmiştir.

Alt katı gezmeyi bitirdikten soınra üst kattan devam ediyoruz. Çıkan eselerler ve mezar yapıları buraya taşınmış çokta güzel olmuş. Yanlış hatırlamıyorsam gezilecek 4 bölüm saydım. Buralarda mezarlardan çıkan günlük kullanılan eşyaların yanı sıra değerli süs eşyaları, ölenlerle birlikte gömülen değerli madeni işlemeleri süsler ve mezarların yanında bulunan mezar taşları-anıtlar gibi şeyler bulunmakta. Ayrıca yine duvarlarda büyük şekilde Heredotos’un sözlerinden metinler de bulunmakta.

nekropol muzesi icmekan nekropol muzesi icmekan2

Müze, sadece bir sergileme alanı değil; aynı zamanda kazı alanının olduğu yerde korunarak oluşturulmuş bir açık hava arkeoloji müzesi niteliğinde. Türkiye’nin ilk nekropol müzesi olma özelliğini taşıyan bu yapı, ziyaretçilere cam zeminler üzerinde yürüyerek mezar alanlarını doğrudan görme ve arkeolojik kalıntıları özgün konumunda inceleme fırsatı sunuyor. Bu sayede hem bilimsel hem de görsel olarak etkileyici bir deneyim yaşanıyor. Antalya Nekropol Müzesi, modern müzecilik anlayışıyla tasarlanmış yapısı sayesinde hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Antalya’nın zengin tarihi dokusuna yeni bir boyut kazandıran bu müze, geçmişle günümüz arasında güçlü bir köprü kurarak şehirdeki kültürel mirasın korunmasına önemli katkı sağlıyor.

nekropol mujze

Antalya’nın nekropol alanı, sadece nüfusun büyüklüğünü değil, aynı zamanda yaşamın sürekliliğini temsil etmekte. Yaklaşık dokuz yüzyıl boyunca kullanılmış olan bu alan, hem coğrafyanın hem inancın hem de zamanın şekillendirdiği bir kültürel tabaka haline gelmiş durumda. Bugün bu sıkışık ve katmanlı mezarlık düzeni bize garip gelse de, aslında Roma dünyasında ölünün yaşama en yakın olduğu biçimdi. Her mezar, bir kentin hafızasında atalarının yerini belirlerken, eski Antalya şehri de yavaş yavaş bu sessiz komşularının etrafında büyümüş durumdaydı.

Genel olarak iç ve dış mekandaki ışıklandırmaların güzelliğinden, tuvaletlerin ve mekanın genel temizliğine kadar çok güzel ve ferah bir ortamı vardı. Ayrıca müzekart kullanarak girebiliyor olmanız, şehrin merkezinde ve toplu taşıma ile kolay ulaşılabilir olması sebebiyle de herkesin rahatlıkla ziyaret edebileceği güzel bir yer. Mekanın genel atmosferinden ve temizliğinden dolayı bu kadar güzel ve ferah bir ortam oluşturdukları için tüm yetkilileri ve çalışanları tebrik ederim.

Kaynaklar : 

  • https://antalya.ktb.gov.tr/TR-383937/antalya-nekropol-muzesi.html
  • https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/antalya/gezilecekyer/nekropol-muzesi
  • 1998–1999 yıllarında yapılan “Antalya Doğu Nekropolü Kurtarma Kazıları” da belgelerde geçer. Örneğin, AKMED tarafından yayımlanan Ferhan Büyükyörük – Cihan Tibet belgelerinde bu kazılardan söz edilir. PDF
  • 1987 yılında Doğu Garajı Halk Pazarı mevkiinde yapılan kazılarda, M.Ö. 1 ile M.S. 4. yüzyıllara ait mezar kalıntıları tespit edildiği bir koruma proje sayfasında yer alır. Daar Studio
  • “Antalya – Doğu Nekropol Kazısı Buluntular Hakkında Gözlemler (1992-1993)” adlı dokümanda, 1992–93 yıllarında yapılan kazılarda çok sayıda mezar ve buluntu ele geçirildiği ifade edilir. “1992-93 yıllarında yapılan arkeolojik kazılarda açığa çıkarılan mezarlardan çok sayıda buluntu ele geçmiştir” ifadesi geçer. Bu, o dönemde kazılan mezarların Attaleia nekropol alanının geniş kesitlerine işaret eder. Arkhe Derhisi

 

 

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir