İnsanlar tamamen su altında yaşıyor olsaydı, hayatımız nasıl olurdu hiç düşündünüz mü? Nasıl bir dünya düzeni kurulur, günlük yaşam nasıl devam ederdi? İnsan ilişkileri nasıl evrilirdi? İnsanlar, suyun derinliklerinde nasıl ticaret yapabilirlerdi? Gelin bu soruyu hep beraber cevaplamaya çalışalım.
Eğer insanlar tamamen su altında yaşıyor olsalardı, dünya bambaşka bir yer olurdu. Öncelikle, yaşam alanlarımız devasa deniz şehirlerinden oluşurdu. Binalar, suya dayanıklı malzemelerle inşa edilir, yüzen ya da dipte sabit yapılarla çevrilirdi. Hava yerine, oksijen zengin su içeren ortamlarda nefes alır, su altı ekosistemleriyle uyum içinde var olurduk.
İletişim, ses dalgalarının su altında çok daha etkili yayılması nedeniyle sualtı frekanslarında gerçekleşirdi. Dil, belki de bizim düşündüğümüzden daha çok sesli iletişimden çok titreşim ve renkli ışıklar üzerinden gelişirdi.
Günlük hayatımızda, beslenme büyük ölçüde deniz ürünlerine dayalı olurdu. Tarım, su altı tarımıyla (su yosunları ve sualtı bitkileri) yapılır, enerji ihtiyaçlarıysa okyanus akıntıları ya da dalga enerjisinden sağlanırdı.
Elbette, tüm bunlar insan anatomisini de değiştirirdi. Daha güçlü solunum sistemleri ve suya dayanıklı vücut yapıları gelişmiş olurdu. İnsanlar belki de su altı yüzücülerine dönüşerek, derin denizlere dalarken birer deniz canlısı gibi hissederlerdi.
Sonuç olarak, su altında yaşam, hem teknolojik hem de biyolojik açıdan devrim yaratacak bir deneyim olurdu. Fakat bu yaşam tarzı, doğayla ve birbirimizle olan bağımızı radikal şekilde değiştirebilirdi.
Bu içeriği daha farklı deneyimlemek için aşağıdaki videomuzu da izleyebilirsiniz.